Kos [Κως]

Kos [Κως]

23 TEMMUZ 2013 Salı

http://ferries.greeka.com/ dan kişi başı 25 € ya aldığımız biletlerle 09:25  Dodekanisos Seaway feribotuyla 1 saat 20 dklık bir yolculukla Simi’den KOS’a geçiyoruz. Vakit kaybetmeden çok merkezi bir konumda olan Hotel Sonia‘nın yolunu tutuyoruz. Tahmin edileceği üzere otel sahibesinin adı Sonia, tatlı sohbetiyle tam bir Yunan teyzesi. Odamız hazırlanırken bize frappe ikram ediyor ve haritayı açıp görülecek yerleri işaretliyor. Kos’ta zamanımız kısıtlı olduğunda daha Symi deyken plaj çantamızı hazırlamıştık. Valizleri bırakıp araç kiralamak üzere dışarı çıkıyoruz.

Kanari sokağında bisiklet, motor, ATV, araba vb benzeri her türlü araç kiralama için dükkanlar bulunuyor. Yalnız B sınıfı ehliyetle hiç bir şekilde motor kiralanamıyor. Bu nedenle 40 € ya gıcır gıcır bir Peugeot 107 kiralıyoruz.

İlk durak Sonia’nın tavsiyesi üzerine St Theologos; adanin en uç noktası, çakıl taşlarından küçük bir plajı var, deniz dalgalı, kıyılar yosunlu, hava hafif rüzgarlı,  şemsiye + şezlong 2 kişi 5€, manzarası güzel bir de restorant var. Yüzmek için değil ama manzara için gelinebilir.

Ardından Kefalos’a geçiyoruz. Merkezinde yemek yiyecek büfeler var, sahile inince ardi ardına kum plajlar (Camel , Paradise Beach …) Su transparan, durgun, ve diğer adalara kıyasla oldukça soğuk, arada küçük tahta iskeleler var, hava ege gibi rüzgarlı , hissetmeden yanmak için ideal. Israrlarımla barada bir yüzme molası veriyoruz. İlk bulduğumuz iskeleye yerleşip , suya atlayıveriyoruz, su çivi gibi. Burası gerçekten tam Ege denizi 🙂

İsklede küçük bir kestirmenin ardından arabanın direksiyonunu Plaka‘ya çevirdik. Plaka sapağını farketmek için yolu iyi takip etmek gerekiyor. Plaka tam bir ormanlık mesire yeri, etrafta çok sayıda yavruları ile beraber tavus kuşları ve kediler var. Tesadüf bu ya yanımızda süt var, hemen sıcaktan bayılmış yavrucakları besliyoruz.

Antimachia – Adanın tam ortasında havalanına 1 km mesafedeki rüzgar gülleriyle çevrili bir köy. Harabe haldeki Venedik kalesinin tüm Kos adasını gören güzel bir manzarası var. Köyün plajı Mastichari için Kos’un en güzel plajlarından biri olduğu söyleniyor. Mastichari limanından her gün Kalimnos adasınada botlar gidip geliyor.

Pyli  Kos adasının tam ortasında bir kalenin eteklerine kurulmuş başka bir köy, kaleye çıkmak için biraz tırmanmak gerekiyor.

Tigaki  Kos un hemen dışında 10 kmlik kums sahile sahip, Kos’a en yakın plajlardan biri, etrafında bir çok , bar, cafe, market vs var. Aileler için ideal gibi görünüyor. Oldukça hareketli, otobüsle ulaşım mümkün.

Aliki tuz gölü – Tigaki plajın az ilerisinde kurumuş bir tuz gölü, yavru balıklar kuruyan gölün yüzeyinde ölü bir halde yatıyor ve etrafa pek de hoş olmayan bir koku salıyorlar.

Zia – Kos adasının manzarası en güzel tepelerden biri, bir sürü cafe, restauranttan güneşin batışı izlenebilir. Romantika restaurantta ptesi çarş cuma Yunan geceleri showu var. Biz salı olması sebebiyle şovsuz bir gün batımı izliyoruz. Bekri meze, midye, çipura, salata ve içeceklerden oluşan menü 40 €. Lezzet idare eder.  Bu arada Zia’nın sokaklarında bir sürü hediyelik eşya dükkanı da bulunuyor.

Kos merkeze dönünce, yürüyüş yapmak ve Kos’u biraz daha keşfetmek üzere liman boyunca yürümeye koyuluyoruz. Limanın devamı plajla birleşiyor. Plajdaki Kos Aktis Art Otel’in cafe – barı H2O oldukça hoş bir mekan, romantik başabaşa vakit geçirmek isteyenler kaçırmasın.  Plaja paralel cadde boyunca ilerlendiğinde çok fazla sayıda restaurant alternatifi var. Yemeğimizi yemiş ve yorgun olduğumuzdan yavaş yavaş otelimize dönüyoruz.

24 TEMMUZ 2013 Çarşamba

Expedia daki araştırmalarımda KOS’ta mutlaka yapılacaklar listesine Katarina teknesi ile 3 Adalar turu vardı, sadece gidilen rotanın değil  tekne ekibinin de çok eğlenceli olduğu söyleniyordu. Katarina bugün ne yazık ki tura çıkmıyordu fakat aynı turu 25 € ya yapan bir çok tekne sabah 09:30 ile 10:30 arasında limandan ayrılıyor ve 17:30 – 18:30 arasında geri dönüyor.

Turun içeriği sırası değişmekle birlikte Kalimnos, Pserimos ve Plati adaları. Bazı tekneler yeme içme sınırsız ve sadece yüzme turu olacak şekilde aynı adalara 40 € ya gidiyor. Aradaki fark tabiki sadece sınırsız yemek değil: 25lik tekneler boş gitmemek için otellerden tur gruplarını yığıyorlar, (bizim şansımıza Rus bir grup rehberiyle gelmişti, ingilizce açıklama eyvallah da gezi boyunca vıdı vıdı konuşan bir rus rehber açıkçası çekilmiyor), 40lık teknelerse maksimum 15 – 20 kişi ile açılıyor ve sadece yüzme turu yapıyorlar.

Kalimnos Kos’un 12 km kuzeyinde bulunan 12 adadan biri. Geçim kaynaklarının başında turizm, sünger avcılığı ve eşarp üretimi var. Limandan içeriye yürüyünce  (ki burası adanın Pothia ana limanı kesinlikle değildi) çay bahçesi havasındaki  restaurant – kafeler süslüyor merkez koyu. İlk sokaktan içeri girince Odyssey sünger dükkanınadaki bayanın hoş sohbetiyle alıkoyuyor bizi. Doğal süngerlerin koyu sarı olduğunu açık sarı süngerlerin ilaçla renginin açıldığını söylüyor. Derine indikçede sünger dokusunun farklılaştığını, fiyatlamanın genelde süngerin ebatına göre yapıldığını anlatıyor. Süngerleri helmet tarzı bir kıyafetle çıkaran babası ne yazıkki 67 metrede havasız kalınca vurgun yemiş, hani derler ya verilecek sadakası varmış diye, neyseki hayatta ama felç geçirmiş yürüyemiyor.Sahilde frappe içip tekneye geri dönüyoruz.

Plati adasına doğru yolculuk ve yüzme molasından önce kaptan yunusları görebilmemiz için balık çiftliğinin bulunduğu bir koya götürüyor bizi. Burası oldukça renkli, 2-3 lü yunus grupları teknenin etrafında bir görünüp bir kayboluyorlar.

Sonunda yüzmek için yalnız başına duran bir kilisenin bulunduğu bir koya varıyoruz. Biz sıcağın hararetini denizde atarken öğle yemeği hazırlanıyor. Eh işte denecek bir menü var: Domuz souvlaki, yeşil salata, balık kroket ve cacık meze. Bize özel tavuk souvlaki geliyor tabi ki.

Yaklaşık 130 kişilik nüfusa sahip Pserimos: Botların yanaştığı limanın girişinde denizden çıkarılmış kabuk ve mercanların satıldığı tezgahlar var.  Tezgahlarda canlı kırmızı, mavi, yeşil renklere boyanmış mercanlar dikkatimizi çekiyor. Bir daha ilerde küçük bir kum plaj plajın arkasında ise kafe – restaurantlar. Küçük yürüyüşün ardından biraz daha yüzüyor tekneye ve ardından Kos’a geri dönüyoruz.

Kos’un gece hayatı Rodos’a kıyasla oldukça hareketli. Neratzia kalesinin etrafı ve sokak araları teenage’den hallice Kuzey Avrupalı gençlerle dolu. Kalenin tam merkezinde Hipokrat meydanı olarak bilinen yerde Kos’un simgesi haline gelen asırlık çınar ağacı bulunuyor. Hipokrat’ın ağacın gölgesinde öğrencilerine geleneksel yöntemlerlerle tıbbi eğitim verdiği söyleniyor. Aynı meydanda bulunan Gazi Hasan Paşa Cami hemen dikkatimizi çekiyor. Sokakların arasında dolaştıkça hediyelik eşya satan dükkanların geç saatlere kadar açık olduğunu görüyoruz. Bu arada kimi canlı Amerikan slowlar , kimi club müzik yayını yapan bir çok mekan sokak araları ve sahil boyuncaki caddeyi hareketlendiriyor.

25 TEMMUZ 2013 Perşembe

Bugün son günümüz, akşam 16.30 feribotu ile Bodrum’a dönüş var dolayısıyla yüzmek yerne çantaları hazırlayıp, Kos’un tarihi köşelerini görmek üzere sıcakta kendimizi yollara atıyoruz. Kos’un içinde görülecek bir kaç önemli tarihi yer var: Bunlardan ilki ve bizim gitmediğimiz Askelepion merkezden 3,5 km uzaklıkta, sahilden kalkan turistik tur lokomotifleri ile gidilebilir.  Acropolis , Casa Romana, Decumana , Nimfeo , antik tiyatro Odeon, Xisto ise hemen şehrin merkezinde şehirle içiçe olan tarihi bölgeler. Çoğu oldukça tahrip olmuş. Acropolis’te bir kaç ayakta kalmış sutun ve mozaik çalışmalar bulunuyor.

Yorulmak istemeyenler için  gezi trenleri: 10:00 – 14:00  ve 18:00 – 22 : 00 arasında her yarım saatte bir 20 dklık turlar gerçekleştiyor.

Rota A: Agora, Acropolis, Altar of Dionysos, Casa Romana, Decumana, Hippocrates tree, Museum, Nimfeo, Odeon, Old stadium, Xisto

Rota B: Diggings of the western part of the ancient city and the ancient Acropolis, Odeon, The roman house, Dionyso’s temple, Seragia-section of the ancient Acropolis, The center of the city, The diggings of the eastern part of the ancient city, Hippocrate’s plane tree, The medieval castle, The small picturesque harbour on the central seaside street.

Bodrum’a dönüş plastik sandalyelerin üzerinde Türk feribotu ile gerçekleşiyor. Kişi başı 15 € (+ 3€ por tax) luk biletler Yunan feribotlarını düşününce açıkçası oldukça pahalı bir hizmet gibi göründü ama neyse… Hani Yunan feribotu bulamazsanız diye gene de yazayım online biletler için www.bodrumferryboat.com

Hakkında esrasakin

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Scroll To Top